Halı Tarihçesi / HALI BAKIMI

Tarihçemiz

Halı-kilim sanatı ile koyunun ehlileştirilmesi, göçebe hayatın şartlarından dolayı çadırların içinin döşenmesi ve çadır için gereken keçenin elde edilmesi arasında yakın bir ilişki vardır.

Tarihçelere göre Altay bölgesindeki bir yer adından dolayı "Afanasyevo kültürü" denilen kültür alanında, hayvan yetiştiren atlı göçebelerin, göç ederken, yük taşıyan hayvanlarca taşınabilecek, kolay nakledilebilen çadırlara ve çadır eşyalarına ihtiyaç vardı. Uhlemann'a göre halıcılığın asıl vatanın tam kuru step bölgeleri olduğunu, klimatik hususiyetler de ortaya koyar... step kuşağının en karakteristik göçebe kavimleri Türk kavimleri olduğu için, halı yapımı ve yayımı bakımından oynadıkları rolün en büyük olduğu yolundaki düşünceler de doğaldır. Türkler koyunların yünlerinden keçeler yapmışlar ve koç başlarını da keçelerine, kilimlerine-halılarına vb. damga olarak işlemişlerdir. Kazakistan'daki Kazak Türkleri'nin hâlâ keçeden ayakkabı-çizme yaptıklarını ve üzeri koç başlı nakışlarla işlenmiş keçeleri, bütün Türk cumhuriyetlerinde görmek mümkündür.

Halı türk tarihi ile şekillenmiştir;

THalı Tarihi

Halı ve halıcılığı bir sanat dalı olarak düşünen ve çalışmalarında buna önem veren Şerare Yetkin, "Türklerin geleneksel sanatı olan halı, sanat tarihimizde haklı olarak seçkin bir yere sahiptir" diyor. Türk halı sanatının Türk tarihi içinde şekillenerek bugünkü haline geldiğini belirten Yetkin, dergimize yaptığı açıklamada, "Halıya dokuma sanatı içinde karakterini veren düğümlü teknik, ilk kez Orta Asya'da Türklerin bulunduğu bölgelerde ortaya çıkmış, gelişimini Türklerle sürdürmüş ve tüm İslam dünyasına Türkler tarafından tanıtılmıştır. Bu geleneksel sanatımızın varlığından, sağlam tekstil motifleri ve düğüm tekniği ile günümüzde de söz edebiliriz. Türk halısının bu teknik özellikleri, düzenli ve sürekli gelişmesinin en büyük dayanağı olmuştur. Düğümlü halıların çok uzun bir geçmişi vardır. Bulgular, düğümlü halının ilk kullanıldığı yerin Orta Asya olduğunu göstermektedir. Türk düğümü tekniği (Gördes düğümü) ile yapılmış olması, Türk halı sanatının geleneksel tekniğinin çok eski bir geçmişe dayandığından kaynaklanıyor.

Bundan önceki bilinenen eski düğümlü örnekler ise, Doğu Türkistan'da ele geçmiş olan küçük parçalardır. Bu örnekler, M.S. 3. ile 6. yüzyıl arasına tarihlenirler. Tek argaç üzerine açık düğümleme tekniği ile yapılmış olan bu halı parçaları, yalın geometrik motifleri ve parlak renkleri ile dikkati çekerler.

11. yüzyıldan itibaren Horasan'dan inerek ıran'a egemen olan Selçuklular, düğümlü halı tekniğini tüm Yakındoğu'ya tanıtmışlardır. Ne yazık ki, Selçukluların İran'daki egemenlikleri döneminden günümüze hiçbir örnek gelmemiştir.